Mezarda Define Olduğu Nasıl Anlaşılır? Antropolojik Bir Yolculuk: Ölüm, Kültür ve Gizli Anlamlar Kültürlerin çeşitliliği insanın en büyüleyici mirasıdır. Her toplumun yaşamı, ölümü ve sonsuzluğu yorumlama biçimi farklıdır. Bir antropolog olarak mezarların yalnızca ölümün değil, yaşamın da sembolü olduğunu düşünürüm. Çünkü her mezar, ardında bir hikâye, bir inanç ve bir kimlik taşır. Peki, insanlar neden mezarların altında bir define arar? Ve mezarda define olduğu nasıl anlaşılır? Bu sorunun cevabı, aslında insanın ölüme, mirasa ve kutsala yüklediği anlamlarda gizlidir. — Mezarlar: Toplumların Aynası ve Sembolik Haritaları Bir mezar, yalnızca bir bedenin değil, bir kültürün izlerini taşır. Antropolojiye göre mezarlar, toplumların ölüm…
10 YorumEtiket: ve
Göz Tembelliği ve Ekonomik Kararların Görünmeyen Bedeli Bir ekonomist olarak, her gün sınırlı kaynaklarla sınırsız ihtiyaçları dengelemeye çalışan bireylerin ve toplumların davranışlarını incelerim. Bu perspektiften bakıldığında, göz tembelliği yalnızca bir tıbbi mesele değil; zaman, maliyet ve karar verme süreçleriyle derinden ilişkili bir ekonomik olgudur. Çünkü her tedavi, her gecikme ve her ihmal, aslında bir “fırsat maliyeti” taşır. Göz tembelliği kaç yaşından sonra tedavi edilemez sorusu da tam olarak bu ekonomik dengeyi anlamamızı sağlar: Zaman geçtikçe tedavi maliyeti artar, verim azalır, refah kaybı büyür. Kaynakların Sınırlılığı: Erken Müdahalenin Ekonomisi Ekonomide en temel gerçek, kaynakların sınırlı oluşudur. İnsan bedeni de bu gerçeğin…
10 YorumGrimm Hangi Platformda Var? Toplumsal Bir Yansıma Olarak Dijital İzler Bir Sosyoloğun Samimi Girişi: Ekranın Ardındaki Toplum Toplumsal yapıların bireylerle nasıl etkileşime girdiğini anlamaya çalışan bir araştırmacı olarak, bazen bir dizinin izlenme biçimi bile toplumun ruh halini ele verir. “Grimm” gibi bir dizi —fantastik unsurların, gizemin ve insan doğasının karanlık tarafının harmanlandığı bir yapım— yalnızca bir eğlence ürünü değildir. O, modern toplumun bilinçaltını yansıtan bir aynadır. “Grimm hangi platformda var?” sorusu bu anlamda sadece teknik bir merak değil; izleme alışkanlıklarımız, kültürel tercihlerimiz ve kimlik inşalarımız hakkında da çok şey söyler. Grimm dizisinin izlenebileceği platformları ararken, aslında toplumun kendi kültürel platformlarını…
12 YorumGelenek ve Görenek Nedir? 5 Örnek Üzerinden Toplumsal Hafızanın İzinde Bir tarihçi olarak her defasında geçmişin derinliklerine indiğimde beni en çok etkileyen şey, insanların yüzyıllar boyunca nasıl benzer duygularla yaşadıklarıdır. Coğrafyalar değişmiş, devletler yıkılmış, teknoloji çağ atlamış ama insanın aidiyet ihtiyacı hiç değişmemiştir. İşte bu aidiyetin en güçlü ifadesi, gelenek ve göreneklerdir. Çünkü onlar, sadece bir toplumun davranış kalıpları değil; aynı zamanda kimliğinin, belleğinin ve ortak ruhunun yansımalarıdır. Gelenek ve Görenek Kavramlarının Tarihsel Kökleri Gelenek, bir toplumda nesilden nesile aktarılan, köklü alışkanlık ve inançlardır. Görenek ise bu geleneklerin günlük yaşamda somut biçimde uygulanması, yani davranışa dönüşmüş halidir. Başka bir deyişle…
14 YorumEl ve Ayaklarda Karıncalanma Neden Olur? Günlük Hayatımızdaki Sessiz Sinyaller Bir sabah uyandığınızda ellerinizde hafif bir uyuşma, ayak parmaklarınızda iğne batması hissiyle karşılaştınız mı? Ya da uzun bir süre oturduktan sonra ayağa kalktığınızda bacaklarınızda karıncalanma hissettiniz mi? Bu küçük gibi görünen ama rahatsız edici his, aslında bedenimizin bize söylemeye çalıştığı önemli mesajlardan biridir. Hepimizin hayatında en az bir kez deneyimlediği bu durum, bazen masum bir kan dolaşımı sorunu iken, bazen de ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Karıncalanma Hissi Nedir? Tıpta “parestezi” olarak adlandırılan karıncalanma, sinirlerin geçici veya kalıcı olarak baskı altında kalmasıyla ortaya çıkan bir duyusal bozukluktur. Genellikle iğnelenme, yanma,…
8 YorumAskerde Vurulan İğne Ne İçin? – Gerçekler, Hikâyeler ve Bilmeniz Gerekenler Merakla Başlayan Bir Sohbet “Hatırlıyor musun?” dedi Ali, askerlik günlerini anımsarken, “daha kışlaya adım atar atmaz sıraya dizmişlerdi bizi. Üstümüz başımız kontrol edildi, sonra da bir iğne yaptılar. Ne olduğunu tam anlayamadan ‘Bu ne işe yarıyor?’ diye düşünmeye başladım.” O anı yaşayan binlerce genç gibi Ali de merak içindeydi. Kimi bu iğnenin aşı olduğunu düşünür, kimi ise askeri dayanıklılığı artıran bir şey olduğunu… Aslında bu konu, askerlik deneyimi yaşayan hemen herkesin zihnini kurcalayan ortak bir sorudur: “Askerde vurulan iğne ne için?” Gelin, bu sorunun hem bilimsel yanına hem de…
8 YorumKur’ana Göre Hz. İsa Çarmıha Gerildi Mi? Felsefi Bir Yaklaşım İnsanın varoluşu, dünyanın anlamı, tanrıların iradesi gibi sorular, tarih boyunca büyük filozofların ve düşünürlerin en çok ilgisini çeken konular olmuştur. Bu soruların ardında yatan gerçeklik, insanın dünya ile olan ilişkisini, ahlaki değerlerini ve epistemolojik sınırlarını anlamak için önemli ipuçları sunar. Din, özellikle de İslam ve Hristiyanlık gibi büyük inanç sistemleri, bu felsefi arayışların merkezinde yer alır. Bugün, bu yazıda, Kur’an’daki Hz. İsa ile ilgili öğretilerin çerçevesinde felsefi bir bakış açısıyla, Hz. İsa’nın çarmıha gerilip gerilmediğini sorgulayacağız. Epistemolojik Bir Sorgulama: Gerçek Bilgiyi Elde Etmek Epistemoloji, bilginin doğası ve sınırlarını araştıran felsefi…
12 YorumInSAR Verisi Nedir? Geçmişten Günümüze Toplumsal Dönüşümün İzi Bir Tarihçinin Gözünden: Geçmişi Anlamak ve Bugünle Bağ Kurmak Geçmişin izlerini sürebilmek, insanlık için hep bir arayış olmuştur. Bir tarihçi olarak, her dönemin kendine özgü bir dilinin olduğunu, yaşanan olayların ve toplumsal dönüşümlerin, o dönemin zihinsel yapısını nasıl şekillendirdiğini gözlemlemekten büyük bir keyif alırım. Ancak geçmişi sadece anlatmak değil, aynı zamanda bugünkü toplumsal ve teknolojik gelişmelerle ilişkilendirerek anlamaya çalışmak, bize bir perspektif kazandırır. Tıpkı tarih boyunca toplumların değişen yaşam biçimleri gibi, teknolojinin evrimi de benzer şekilde toplumları dönüştürmüş ve bugünü şekillendirmiştir. Özellikle bilim ve teknoloji alanındaki ilerlemeler, toplumların çevreyle ilişkilerini ve dünyayı…
14 YorumGönül Yarası ne zaman çekildi? Tarihsel arka planı, üretim süreci ve güncel tartışmalar Gönül Yarası, Yavuz Turgul’un yönetmenliğinde çekilen ve başrollerini Şener Şen, Meltem Cumbul ile Timuçin Esen’in paylaştığı çağdaş Türk sinemasının en güçlü dramlarından biridir. Filmin çekimleri 2004 yılında tamamlandı; yapım, 7 Ocak 2005’te Türkiye’de vizyona girdi ve kısa sürede geniş bir seyirci kitlesine ulaştı. Bu tarih, hem Türkiye’deki sinema takvimi hem de Turgul-Şener Şen birlikteliğinin ’90’lar sonrası yeniden bir zirve noktası olarak okunur. :contentReference[oaicite:0]{index=0} 2000’ler Türkiye sinemasında Gönül Yarası’nın yeri 2000’lerin başı, Türk sinemasında hem bağımsız üretimlerin görünürlük kazandığı hem de ustaların yeni anlatı arayışlarına yöneldiği bir dönemdi.…
8 YorumGiyotin Makas Kesim: Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Üzerinden Bir Keşif Felsefi bir bakış açısıyla başlayalım: Bir makasın kesim hareketi, kesilen şeyle arasındaki ilişkiden çok daha fazlasıdır. Bir nesnenin bölünmesi, sadece fiziksel bir ayrım değil, aynı zamanda ona dair anlam ve değerin de yeniden inşa edilmesidir. Giyotin makas kesimi, bu felsefi çerçevede düşünüldüğünde, kesme eyleminin yalnızca pratik bir işlemden öte, derin etik, epistemolojik ve ontolojik boyutları olan bir kavram olarak ortaya çıkar. Kesim Eyleminin Etik Boyutu: İnsanın Gücü ve Sorumluluğu Giyotin makas kesimi, adeta bir hüküm kesme eylemi gibi düşünülebilir. Etik açıdan, bu tür bir kesim, insanın doğal dünyanın düzenine ve…
6 Yorum