Aktif İşçi Ne Demek? (Biraz Da Ciddiyet, Tabii)
İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. Çevremdeki herkes ya iş arıyor ya da işinden şikayet ediyor. Ama bir şey var ki, son zamanlarda sıkça duyduğum bir kavram var: Aktif işçi ne demek? Hadi itiraf edeyim, ben de uzun bir süre bu soruyu kendi içimde sorguladım. Kafamda “Aktif işçi” denince, ne oluyor? Bu kişi gerçekten çalışıyor mu, yoksa ofis koltuğunda hareketsiz mi duruyor? Gelin, biraz da mizahi bir şekilde, bu soruyu birlikte keşfedelim.
Aktif İşçi Ne Demek? (Hadi Gerçekten Cevaplayalım)
Aktif işçi, kısaca, şu an bir işte çalışan ve bu işte herhangi bir pasiflik göstermeyen kişiyi tanımlar. Yani, ortada bir görev var ve bu görev aktif olarak yerine getiriliyor. Hani bazen ofiste, özellikle de kahve molası sırasında, “Aa, ben hala aktif işçiyim ya!” diye şaka yaparız ya, işte o kadar basit değil bu mesele.
Aktif işçi demek, aslında gerçekten görev başında olan, işini yürüten ve verimli şekilde zaman geçiren biri demek. Çalışan, ama gerçekten çalışan! Evet, bu tanım kulağa oldukça basit gelebilir ama gelin, biraz daha derinlemesine inceleyelim.
Ofiste Aktif İşçi Olmak: “Ayy, Hala İşimi Yapıyorum” Dediğimiz O Anlar
Geçen gün ofisteydim, bilgisayarımda 30 farklı sekme açık, bir yandan da telefonumda WhatsApp’a gelen mesajlara bakıyorum. O sırada patronum gelip “Hala aktif misin?” diye sordu. Gözlerim bir an dondu, “Aktif miyim?” diye kendi kendime sordum. Cevabım mı? “Tabii, aktifiz, aktif bir şekilde tüm iş yükümü taşıyorum!” (Evet, o an telefondaki Instagram postlarını da gözden geçiriyordum ama o kadar önemli değil, değil mi?)
İçimden, “Ya ben aktif işçi miyim, gerçekten?” diye bir soru geçti. Çünkü bazen işler o kadar rutinleşiyor ki, gerçek anlamda “aktif” olup olmadığını sorgulamak insanı biraz şaşırtabiliyor. Tabii, bu aktiflik işin teorisiyle sınırlı kalmıyor. Kendi işinizi yapıyor olsanız bile, etrafınızda sürekli sizi “aktif misiniz?” diye sorgulayan insanlar olabilir. O da cabası.
Aktif İşçi Olmak İçin Neler Gerekiyor? (İpucu: Kahve Şart)
Aktif işçi olmanın aslında biraz da fiziksel bir gerekliliği var. Bunu şimdi yazarken bir arkadaşımın söylediği şu cümle aklıma geliyor: “Aktif işçi, sadece bir bilgisayar başında değil, kafa yoran, düşünceler üreten ve genelde kahve molasından sonra daha fazla çalışan kişidir!”
Kahve molaları da bir işin, hatta aktif olmanın önemli parçası. Evet, kahve içmeden aktif işçi olunmaz! Ama o kahvenin içinde gizli olan şey, sadece uyanıklık değil, aynı zamanda o anda yapılan eyleme odaklanmaktır. Hani bazen ofiste bir şeye odaklanıp, başka bir konuya geçiş yaparken bir an içsel bir sesin sana “Aktif misin?” diye sorması gibi. Şu an kafamda çalan bir şarkıyı düşünmekle, çayımı karıştırmak arasında gidip geliyorum. Evet, aktif işçi olmak bazen “bu kadar da mı aktifim?” diye sorgulatabilir.
“Aktif İşçi” Olmanın Zorlukları
Aktif işçi olmak, her zaman o kadar kolay olmayabilir. Bir iş yapıyor olmak, sadece fiziksel olarak bir yerde bulunmak değil. Şimdi şu durumdan bahsediyorum: Çalışırken gerçekten aktif olmak, ama hem de başka şeylerle çelişmek! Sabah toplantısı, öğlen yemek molası, akşam raporları derken, aktif bir şekilde görev başında kalmak zor. Ama işte asıl sıkıntı da burada. İşin ortasında, hem fiziksel hem de zihinsel olarak aktif olmak her zaman o kadar basit olmuyor.
Bunu çok iyi bilen biri olarak, şunu kabul ediyorum: Hayatında birden fazla projeyi aynı anda yürütürken “Aktif işçi” olmak, zaman zaman “Sürekli bir şeyler yapıyorum ama ne yaptığımı bilmiyorum” durumuna dönüşebiliyor. Bir yanda ofis işlerin, diğer yanda sosyal medyada kaybolmuş bir video… Hadi bakalım, hangisi aktif işçi olma yolunda ilerliyor?
Aktif İşçi Olmak ve Kendine Yatırım Yapmak
Sonuçta, aktif işçi olmak, sadece işte bulunmak değil. Bazen kendini geliştirmek, öğrenmek ve büyümek de “aktiflik” gerektiriyor. Bir işçinin gerçekten “aktif” olabilmesi için sadece fiziksel olarak var olması değil, aynı zamanda sürekli kendini güncellemesi ve öğrenmeye devam etmesi gerekiyor.
“Bir işte aktif oluyorsan, bir de kendi hayatında aktif olmalısın,” diye düşünüyorum. Hani iş yerinde herkesin “Aktif misin?” diye sorduktan sonra “Gerçekten aktif olmamız gerektiğini” hatırlamamız gerekiyor.
Sonuç: Ben Aktif İşçi Miyim?
Sonuç olarak, her gün aktif işçi olmayı gerektiren görevlerin arasında bazen kendimize dönüp bakmamız gerekiyor. Gerçekten aktif miyim? Yoksa sadece işin peşinden sürükleniyor muyum? Bu yazı da tam olarak bunun cevabını arayan bir iç yolculuk. Bazen iş yerinde ya da hayatımızda aktif olmak, sadece çalışmak ve devam etmekten çok, doğru şeyleri yapmaya karar vermekle ilgili. Kim bilir, belki de kahve molasında “Aktif işçi” olma yolunda ilerleyen başka biriyle karşılaşırız.